Kaybettiklerimiz – Cem Karaca

1565

Kaybettiklerimiz serisinin ikinci yazısı üstad Cem Karaca ile devam ediyor, doğumundan, vefatına kadar yaptığı sanatsal çalışmaları görünce hayran olmamak elde değil Cem babaya. Benim için Rock müziğin babası’dır Cem Karaca, birçoğumuz için sadece bir müzisyen ama aslında müzisyenlik dışında oyunculuk yeteneğini de göreceksiniz bu yazıda. Türkiye’de olsun, yurtdışında olsun, zamanında birçok büyük iş yapmış, birçok büyük grupla çalışmış ve birçok ödül almış Cem baba ve bize güzel müzikal miraslar bırakmış giderken ardında. Birçok hit şarkısı çok uzun süre önce yayınlanmış olsa da hâlâ ilk gün ki heyecanla ve mutlulukla dinlenen şarkılar. Hepimizin bildiği ve birçoğumuzun çok sevdiği, hatta sevmeyenimiz yoktur sanırım Ağır Roman filminden de bildiğimiz “Resimdeki Gözyaşları” olsun, “Namus Belası” olsun, “Tamirci Çırağı” olsun hepimizin kalbine dokunan bir Cem Karaca parçası vardır diye düşünüyorum. Yaşımızın çok bir önemi olduğunu da düşünmüyorum açıkçası çünkü hepimiz bir şekilde tanışmışızdır Cem baba ile diyor ve lafı daha fazla uzatmadan Cem Karaca’yı tanımaya başlıyoruz.

5 Nisan 1945 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Cem Karaca’nın tam adı Muhtar Cem Karaca’dır. Sanatçı bir aileden gelen Cem Karaca müzikle iç içe büyümüştür. Müzik ile ilk tanışması, annesinin teyzesi Rosa Felegyan’ın Cem Karaca’ya piyano notaları ve piyano nağmeleri öğretmesi ile olmuştur. Kolej yıllarındayken dünyadaki popüleritesini arttıran “Rock” müziğe ilgi duymuş, kız arkadaşlarını etkilemek için ve arkadaşlarının istekleri doğrultusunda dönemin Rock starlarının şarkılarını söylemiştir. Annesi Toto Karaca tarafından Cem Karaca’nın sesi keşfedilmiştir. Müziğin yanı sıra tiyatro dünyasına 1961 yılında oynadığı “Hamlet” ile adım atmıştır. Müzikle tanışması çocukluk yıllarından başlamıştır Cem Karaca’nın, ilk olarak 1962’de arkadaşlarının isteği üzerine şarkı söyleyerek müziğe başlamıştır. Arkadaşları ile sahne alan Cem Karaca’da grup kurma isteği oluşmuş ve o zamanın ünlü sanatçılarından İlham Gencer, Cem Karaca’ya destek olmuştur. Cem Karaca’nın 1963 yılında kurduğu “Dinamikler” grubu Cem Karaca’nın ilk grubu olmuştur.  Elvis Presley gibi ünlü rock’n roll sanatçılarının klasiklerini yorumladıkları Dinamikler grubu ile birlikte Fikri Çöze’nin jübile konserinde sahne almışlardır. Grup Dinamikler kurulduğu yılın sonunda dağılmıştır. Babasının müzik yapmasına karşı olması hatta adam tutup Cem Karaca’yı konserlerde yuhalatmasına rağmen müziği bırakmayan Cem Karaca, kısa bir süre için “Cem Karaca ve Bekledikleriniz” adlı grupla çalışmış, bu gruptan sonra ise yine kısa bir süreliğine Gökçen Kaynatan’ın orkestrasında yer almıştır. Bu gelişmelerin ardından yine 1963 yılında “Cem Karaca ve Jaguarlar” adında yeni bir grup kuran Cem Karaca, grubu ile birlikte 1965 yılında “Altın Mikrofon” yarışmasına başvurmuş fakat ön elemeyi geçememişlerdir. 1964 yılında Münir Özkul’un oynadığı “General Çöpçatan” oyunu ile ilk büyük tiyatro çalışmasını gerçekleştirmiştir. Cem Karaca 1965 Kasım ayında askere gitmiş ve askerde Aşık Mahzuni Şerif ile tanışmıştır. Yine askerliği sırasında askeriye de Cahit Atay’ın “Pusuda” ve Aziz Nesin’in “Toroslar Canavarı” oyununu hem yönetmiş hem de oynamıştır.  Aynı dönem içerisinde İstanbul Tiyatrosu’nda sergilenen “Anahtarı Bendedir” adlı oyunu Türkçeye çevirmiş ve oynamıştır. Askerden döndükten sonra 1967 Şubat ayında Mehmet Soyarslan’ın kurduğu ve batı tarzında müzik yapan “Apaşlar” grubu ile çalışmaya başlayan Cem Karaca’nın gruba katılması ile birlikte grubun müziği doğu müziğine doğru kaymaya başlamıştır. Apaşlar grubu ile birlikte yine aynı yıl içerisinde tekrardan “Altın Mikrofon” yarışmasına katılan Cem Karaca, yarışmaya Erzurumlu Emrah’ın şiirine yaptığı beste ile katılmış ve ikinci olmuşlardır. Fakat birinci olan gruptan daha çok ilgi görmüşlerdir. 1968 yılında Apaşlar grubu ile Almanya’ya giden Cem Karaca, “Ferdy Klein Orkestrası” ile 45’likler kaydetmiştir. Yine aynı dönemde Cem Karaca’nın “Emrah“tan sonraki ikinci hit parçası hepimizin bildiği ve birçoğumuzun çok sevdiği hatta “Ağır Roman” filminin müziği olarak da bildiğimiz “Resimdeki Gözyaşları” adlı parça olmuştur. Ferdy Klein Orkestrası ile kaydettikleri plak sonrası büyük bir Türkiye turnesi gerçekleştiren Cem Karaca ve Apaşlar grubu ayrıca Almanya’da da konserler vermiştir. Bunların yanı sıra yurtdışına açılmak için bir de Resimdeki Gözyaşları ve Emrah’ın İngilizce versiyonlarının yer aldığı İngilizce bir 45’lik kaydetmişlerdir. 1968 yılında Milliyet gazetesinin düzenlediği “Sevilen Erkek Sanatçılar” anketinde dördüncüYılın Melodileri” anketinde ise “Resimdeki Gözyaşları” adlı parçası ile “Türkçe şarkılar” arasında üçüncü olan Cem Karaca, “Türkçe ve Yabancılar” karışık listesinde “Resimdeki Gözyaşları” parçası dokuzuncu Cem Karaca bestesi olan “Ümit Tarlaları” ise yirmi dördüncü olmuştur. 1969 yılında grupta oluşan fikir ayrılıkları sonucu Cem Karaca, daha çok siyasi müzik yapmak isterken, Mehmet Soyarslan bu değişime karşı çıkmıştır, bu gelişmelerin hemen ardından “Bu Son Olsun / Felek Beni” plağından sonra grup dağılmıştır. Aynı yıl içerisinde Cem Karaca “Bunalım” grubu ile çalışmaya başlamış, bu kez grupta prodüktörlük ve menajerlik görevlerini üstlenmiştir. Aynı zamanda grubun ilk 45’liklerinde yer alan “Taş Var Köpek Yok” ve “Yeter Artık Kadın” şarkılarının söz ve bestelerine imza atmıştır. Bu 45’likten sonra Bunalım grubu ile ilişkisini kesen Cem Karaca, grup müziğine devam etmek istemiş ve 1970 yılında Apaşların bass gitaristi Seyhan Karabay ile birlikte “Kardaşlar” grubunu kurmuştur, grup üyelerinde birçok değişiklik olurken Cem Karaca, daha önce çalıştığı Bunalım grubunun bateristi Hüseyin Sultanoğlu’nu Kardaşlara dahil etmiştir. Grubun ana kadrosu oluştuktan sonra Almanya’da kayıt yapmaya karar vermişler ancak ortaya çıkan bir salgın yüzünden Almanya’ya gidememişlerdir. Bu nedenle Cem Karaca, tek başına Köln’e gitmiş ve Apaşlar grubunun ardından yaşadığı müzikal aradan sonra Köln’de kendi bestelerini ve Anadolu Türkülerini yine “Ferdy Klein Orkestrası” ile kaydetmiş, dört tane 45’lik yayınlamıştır, dört tane 45’lik yayınlamasında ki amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktır. Cem Karaca, 1970 yılında beyaz perde de karşımıza çıkmış ve ilk filmi olan “Kralların Öfkesi” filminde Camgöz adlı bir kovboyu canlandırarak başrol oynamıştır. 1970 yılının Kasım ayında ise Cem Karaca ve Kardaşlar grubu “Dadaloğlu/Kalender” 45’liğini yayınlamışlardır. Bu 45’likte yer alan “Dadaloğlu” parçası Cem Karaca’nın yeni hit şarkısı olmuştur. 1971 yılında Cem Karaca ve Kardaşlar 4 tane 45’lik çıkarmıştır. Yine 1971 yılında Cem Karaca tiyatro müziği çalışmaları da yapmıştır. Ben Jonson’ın yazdığı “Püsküllü Moruk” oyununun müziklerini Cem Karaca bestelemiş ve Kardaşlar grubu ile kaydetmiştir. Bununla kalmayan Cem Karaca, tiyatro oyuncularına örnek olması için Tiyatro sanatçısı olan annesi Toto Karaca ile birlikte şarkıları okumuştur. Cem Karaca ve Kardaşların kaydettiği şarkılar ise 2007 yılında yayınlanmıştır. 1972 yılına ödül ile başlayan Cem Karaca, Hey Dergisi tarafından “1971’in en iyi erkek şarkıcısı” seçilmiş ve Hey Dergisinin turnesine katılmıştır. Bu gelişmelerin yanı sıra grupta anlaşmazlıklar yaşayan Cem Karaca, Kardaşlar grubundan ayrılmıştır. Kardaşlar grubundan ayrılmasının hemen ardından Anadolu Rock’ın güçlü gruplarından, bir çoğumuzun da yakından tanıdığı ve severek dinlediği “Moğollar” grubuna dahil olmuştur. Moğollar grubuna katıldıktan bir ay sonra 1972 yılında Hey Dergisi için verdikleri konserde ilk kez sahne almışlardır. 1972 yılı sonunda Milliyet gazetesinin anketinde “en iyi erkek şarkıcılar” kategorisinde Cem Karaca ikinci, Moğollar grubu ise “en iyi yerli topluluk” seçilmiştir. Hey Dergisinde ise hem Cem Karaca hem de Moğollar, kendi dallarında birinci seçilmişlerdir. Alınan derecelerin ardından 1973 yılında “Obur Dünya / El Çek Tabip” 45’liğini yayınlamışlardır fakat asıl başarılarını 1974 yılında “Namus Belası” şarkısı ile kazanmışlardır. Şarkı çok popüler olmuş öyküsü Hey dergisinde çizgi roman olarak yayınlanmıştır. Obur Dünya / El Çek Tabip plağının yayınlanmasının ardından Cahit Berkay çalışmalarına Fransa’da devam etme kararı alınca Cem Karaca ve Moğollar yollarını ayırmıştır. Cem Karaca, Moğollardan ayrıldıktan sonra Fransa’ya gitmeyen Moğollar üyeleri Mithat Danışan ve Turhan Yükseler ile “Karasaban” grubunu kurmuş ama grup çok sürmeden dağılmıştır. 1974 yılında Cem Karaca’nın daha önce yayınlanmamış şarkılarından oluşan “Cem Karaca’nın Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Ferdy Klein’a Teşekkürleriyle” adında bir de albümü yayınlanmıştır. 1974 Mart ayında “Dervişan” grubunu kuran Cem Karaca, ilk konserlerinden birini Kıbrıs harekatından sonra Hava Kuvvetleri’ne yardım konserinde vermiştir. 1975 Şubat ayında ise Cem Karaca’nın sevilen eserlerinden “Tamirci Çırağı” yayınlanmıştır. 1975 yılının sonlarına doğru yayınladıkları “Mutlaka Yavrum/Kavga” 45’liği yayınlanmış ve 45’likte yer alan  “Mutlaka Yavrum” adlı parça Filistin Kurtuluş Örgütü için hazırlanmış ve iki farklı Türkçe versiyon dışında yayınlanmamıştır. Mutlaka Yavrum parçasının bir de İngilizce ve Arapça versiyonları bulunmaktadır. 1976 yılında TRT’de yayınlanacak olan “Kavga” adlı şarkısı son anda nedeni açıklanmayan bir sebepten dolayı yayınlanmamıştır. Aynı yıl Cem Karaca, Hey dergisi tarafından bir kez daha “en iyi erkek şarkıcı” seçilmiştir. Cem Karaca, 1977 yılında tamamı yeni şarkılardan oluşan ilk uzunçaları “Yoksulluk Kader Olamaz“ı yayınlamış, albümde kendi besteleri dışında, ünlü şairlerin şiirlerine de yer vermiştir. Dervişan grubu ile de yolun sonuna gelen Cem Karaca 1978 yılında “1 Mayıs” plağından sonra yollarını ayırmıştır. Cem Karaca, Dervişan grubundan ayrıldıktan sonra çoğu Kurtalan Ekspres grubundan oluşan “Edirdahan” adında bir grup kurmuştur. Grubun adını Türkiye’nin iki ucu olan Edirne ve Ardahan’dan esinlenerek koyduğunu dile getirmiştir. Grubun kurulmasından 20 gün sonra Kurtalan Ekspres üyelerinin eski gruplarına dönmesi sebebiyle grup da değişiklikler olmuştur. 1978 yılında Cem Karaca, Edirdahan ile kaydettiği ilk ve son teklisi “Safinaz“ı yayınlamıştır. Safinaz plağı, Türkiye’de daha önce hiç görülmemiş olan 18 dakikalık bir rock operasıdır ve alt sınıftan bir kızın kötü yola düşmesini konu almaktadır. Plakta Ahmed Arif ve Nazım Hikmet şiirlerinin besteleri de yer almaktadır. Cem Karaca, 1979 yılında Londra’da ki dünyaca ünlü “Rainbow Arena“da konser vererek büyük bir başarı kaydetmiştir. 1979 yılında Edirdahan dağılmış, Cem Karaca uzun yıllar sonra ilk kez yanında bir grup olmadan solo olarak çalışmaya başlamış ve Almanya’ya taşınmıştır. Almanya’ya yerleşmesinin ardından çoğu Nazım Hikmet şiirlerinin bestelerinden oluşan “Hasret” albümünü yayınlamıştır. Cem Karaca yaşadığı bazı siyasi problemler dolayısıyla Almanya’da ki müzisyen arkadaşı Fehiman Uğurdemir ile birlikte 1982 yılında “Bekle Beni” adını taşıyan albümünü yayınlamıştır. Bu albümde ki “Oğluma“, “Alamanya Berbadı” ve “Bekle Beni” gibi şarkılar ise Cem Karaca’nın ülkesine duyduğu özlemi göstermektedir. Bekle Beni albümünün ardından 1984 yılında bir şarkısı haricinde tüm şarkıları Almanca olan “Die Kanaken” adlı albümünü yayınlamış ve albümde Alman oyun yazarları Henry Böseke ve Martin Burkert tarafından göçmen Türkler’in Almanya’da yaşadıkları zorlukları konu almıştır. Albüm yayınlandıktan sonra Alman televizyonlarında albümün adı olan “Die Kanaken” adıyla sahne almış ve albümünü tanıtmıştır. Ayrıca albüm tiyatro oyununa da çevrilmiştir. Yine Almanya da yaşadığı dönemde Münih Halk Tiyatrosu’nda Nazım Hikmet’in “Şeyh Bedrettin Destanı” oyununu yönetmiştir. Yaşadığı siyasi sorunları çözmek için girişimlerde bulunan Cem Karaca’nın çabaları olumlu sonuç vermiş ve 29 Haziran 1987 yılında “Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar” albümünü çıkarmıştır, bu albüm o senenin “en çok satan albümler“inden biri olmuştur. 1988 yılında ise “Töre” adlı albümünü çıkarmıştır. Bu albüm sonrasında ise Cem Karaca, TRT ekranlarına da çıkmaya başlamıştır. 1990 yılında Cem Karaca, “Bir Milyara Bir Çocuk” adlı Müjdat Gezen dizisinde rol almıştır. Bunun yanı sıra arkadaşı Uğur Dikmen ve Cahit Berkay ile birlikte “Yiyin Efendiler” albümünü yayınlamış ve albümde kendisini hedef alanlara göndermede bulunmuştur. 21 Temmuz 1990 yılında sözlerini kendinin yazdığı ve bestesini ise Cahit Berkay’ın yaptığı “Kahya Yahya” şarkısı ile “Altın Güvercin en iyi şarkı” ödülünü kazanmıştır. 1992 yılında UNICEF için hazırlanan ve birçok ünlü isimden oluşan, ünlü isimler korosunun seslendirdiği “Sev Dünyayı” şarkısının sözlerini yazmış ve koroda da yer almıştır. 1992 yılının sonlarına doğru ise Uğur Dikmen ve Cahit Berkay ile ikinci çalışması olan “Nerde Kalmıştık?” albümünü yayınlamış, “Raptiye Rap Rap” ve “Islak Islak” gibi hepimizin bildiği ve severek dinlediği besteleri ile büyük başarı yakalamıştır. Bu albümden sonra Cem Karaca, bir süre aktif olarak müzik hayatına devam etmeyerek tv dünyasına adım atmıştır. İlk programı olan “Raptiye” adlı programı 1994 yılında TRT’de sunmaya başlamıştır. Bu gelişmenin hemen ardından 1995 yılında Flash TV’de “Cem Karaca Show“u, 1996 yılında ise yine aynı kanalda “Efendime Söyleyeyim” programını yapmıştır. 1995 yılında bir sanatçı grubu ile Bosna-Hersek’e giderek, savaş sonrası zor durumda olan Bosnalılara destek vermiştir. Tüm bu gelişmelerin ardından 5 yıl sonra yani 1997 yılında “Ağır Roman” filmi için “Resimdeki Gözyaşları” adlı parçasını yeniden kaydederek müziğe geri dönmüştür. Resimdeki Gözyaşları parçasının filmin ana müziği olmasının ardından eski plak şirketi, izinsiz olarak “The Best of Cem Karaca” serisini piyasaya sürmüştür. 1999 yılında Türk rock müziğinin duayenleri olarak anılan Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Ahmet Güvenç ve Uğur Dikmen’in desteği ile “Bindik Bir Alamete…” isimli albümünü çıkarmıştır. 2000 yılına gelindiğinde ise Cem Karaca, beyaz perde de ikinci kez hem müzik hem de oyunculuk alanlarında karşımıza çıkarak “Kahpe Bizans” filminde Karaca Abdal adlı bir ozanı canlandırarak hem filmde rol almış hem de filmin müziklerinin bazılarını seslendirmiştir. Kahpe Bizans filminin de yapımcısı olan Mehmet Soyarslan’ın yazdığı ve Apaşlar zamanında Dede Korkut’tan esinlenerek Sadık Bütünay ile kaydettiği ama yayınlamadığı şarkıları Cem Karaca seslendirmiştir. Bu çalışmalarının ardından ölümüne dek birkaç şiir albümünde konuk sanatçı olarak yer alan Cem Karaca, 2001 yılının Şubat ayında Murat Töz, Barış Goker ve Cengiz Tuncer ile “Cem Karaca Trio” adı ile sahne almaya başlamıştır. Yine 2001 yılının Mayıs ayında ise Barış Manço’nun ölümü ile vokalistsiz kalan “Kurtalan Ekspres” ile beraber çalışmaya başlamış ve Harbiye Açık Hava Konserleri’nde sahne almışlardır. Aynı yıl içerisinde Cem Karaca, “Yeni Hayat” adlı dizide onur konuğu olarak yer almış, bununla da kalmayarak “Avcı” adlı dizide Dem Baba rolünü oynamıştır. 2002 yılında ise “Yol Arkadaşları” adlı bir grubu kurmuş ve onlarla çeşitli sahnelerde boy göstermiştir.

8 Şubat 2004 sabahı, solunum ve kalp yetmezliği sebebiyle geçirdiği kalp krizi sonucu Bakırköy Acıbadem Hastanesi’ne kaldırılan Cem Karaca vefad etmiştir. Karacaahmet Mezarlığı’nda babası ile aynı mezara defnedilen Cem Karaca’nın ölümünün ardından, ölmeden önce kaydettiği son şarkılardan ilk olarak “Hayvan Terli” teklisi yayınlanmıştır. Mehmet Eryılmaz imzası taşıyan bu şarkıya Cem Karaca’nın bir bar programında şarkıyı söylerken çekilen görüntüleri ile bir klip çekilmiştir. 2005 yılının Mayıs ayında ölümünden 10 gün önce Mahsun Kırmızıgül ile kaydettiği “Hayat Ne Garip?” adlı parçası Mahsun Kırmızıgül’ün Sarı Sarı albümünde yayınlanmış, Cem Karaca ve Mahsun Kırmızıgül’ün stüdyodaki görüntülerinden oluşan bir de klip yayınlanmıştır. 2005 yılının Haziran ayına gelindiğinde ise Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı şarkıların yeni yorumlarından oluşan “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde Yeni Türkü’nün  “Göç Yolları” eseri yorumu ile albümde yer almıştır. 2005 yılında ise Edip Akbayram, Teoman, Volkan Konak, Haluk Levent gibi ünlü isimler tarafından yorumlanan Cem Karaca şarkılarından oluşan  “Mutlaka Yavrum” albümü yayınlanmış ve bu albüm de daha önce yayınlanmamış olan İngilizce bir Cem Karaca şarkısı da yer almıştır. Ölümünün 6. yılında Beyaz Show’da daha önce kaydedip yayınlamadığı “Karagözlüm” adlı şarkı ise ilk kez gün yüzüne çıkmıştır.

ck2

Yazımın sonlarına doğru gelirken Cem babanın da dediği gibi, “bir gün belki hayattan, geçmişte ki günlerden bir teselli ararsak, bakarız o zaman resmine.” Ama yine de şanslıyız aslında çünkü elimizde bir resimden çok daha fazlası var, Cem baba giderken sadece birkaç resim değil, birçok başarılı müzikal çalışma bırakmış bizlere, hiç olmazsa resime bakmaktan fazlasını yapabiliyoruz bu sayede… Mesela duygularımıza tercüman oluyor çoğu zaman, şarkılar söyleyemediklerimizi söyler ya bazen, işte Cem baba tam da onu yapmış şarkılarında, birçoğumuzun söyleyemediklerini söyleyerek çok bedel ödemiş belki ama doğru bildiğinden de hiçbir zaman vazgeçmemiş… Cem Karaca’yla da tanışmayı çok isterdim ama maalesef ki tanışamadım ve bunun üzüntüsünü de hâlâ yüreğimde taşırım, birçok insan gibi… 


İyi ki varsın Cem Karaca, iyi ki o güzel şarkılarını miras bırakmışsın bizlere, insanlığı, adamlığı, sağlam duruşu göstermişsin her şeyden önce, anıyoruz seni her zaman sevgi, saygı, rahmet ve özlemle

Not: Yazının sonuna bir Cem Karaca şarkısı koymayı düşündüm ama zaten hepimiz Resimdeki Gözyaşları olsun, diğer hit parçaları olsun dinlemişizdir, çok da iyi biliyoruzdur hatta diye düşünerekten, bir zamanlar birlikte çalıştığı Kurtalan Ekspres grubunun anma albümünde yer alan, birçoğumuzun da yakından tanıyıp, severek takip ettiği “Gür Akad” üstadımızın yorumuyla dinlediğimiz “Cem Ağabey” adlı parça ile sizleri başbaşa bırakıyorum…

Cem Karaca’nın plakları ve albümleri;

Dadaloğlu/Kalender (1970)

Püsküllü Moruk (1971)

Obur Dünya / El Çek Tabip (1973)

Cem Karaca’nın Apaşlar, Kardaşlar, Moğollar ve Ferdy Klein’a Teşekkürleriyle (1974)

Tamirci Çırağı (1975)

Mutlaka Yavrum/Kavga (1975)

Yoksulluk Kader Olamaz (1977)

1 Mayıs (1978)

Safinaz (1978)

Hasret (1979)

Hasret (1980)

Bekle Beni (1982)

Die Kanaken (1984)

Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar (1987)

Töre (1988)

Yiyin Efendiler (1990)

Nerde Kalmıştık? (1992)

The Best of Cem Karaca (1997)

Bindik Bir Alamete… (1999)

Hayvan Terli (2004)

Filmleri, dizileri ve tiyatro oyunları;

Hamlet (1961) Tiyatro Oyunu

General Çöpçatan (1964) Tiyatro Oyunu

Pusuda/Toroslar Canavarı (1965) Tiyatro Oyunu

Anahtarı Bendedir (1965) Tiyatro Oyunu

Kralların Öfkesi (1970) Film

Şeyh Bedrettin Destanı (1984) Tiyatro Oyunu

Bir Milyara Bir Çocuk (1990) TV Dizisi

Raptiye (1994) TV Programı

Cem Karaca Show (1995) TV Programı

Efendime Söyleyeyim (1996) TV Programı

Kahpe Bizans (2000) Film

Yeni Hayat 2001 TV Dizisi

Avcı (2001) TV Dizisi

Ödülleri;

100’ün üzerinde plaket ve ödüllerden bazıları;
1967: “ALTIN MİKROFON” yarışması. Cem Karaca ve
Apaşlar grubu “Emrah” adlı eserin bestesi ile
birincilik ödülü.
1971: Hey dergisi. “Dadaloğlu” ile birincilik
ödülü.
1972: “Hey Osgarları”. Cem Karaca yılın erkek
şarkıcısı.
1974: Hey dergisi. “Yılın Bestesi” yarışmasında
Namus Belası ile birincilik ödülü.
1974: Demokrat İzmir. “Yılın Plağı” Namus Belası
1975: Hey dergisi. “Yılın Müzik Oskarları” Yılın
Erkek Şarkıcısı ödülü
1975: Altın Kelebek Türk Batı Müziğinde “Yılın
Erkek Şarkıcısı” ödülü
1975: Ses dergisi. “Yılın Batı Müziği Sanatçısı”
1976: TGS İzmir Basın. “Yılın Erkek Sanatçısı”
1976: TGS İzmir Basın. “Başarılı Plak” “Kavga” Cem
Karaca/Dervişan
1977: TGS İzmir Basın. “Yılın Topluluğu” Dervişan
1977: TGS İzmir Basın. “Yılın Erkek Sanatçısı”
1990: ” 4. Altın Güvercin” şarkı yarışması.
Yorumcu ödülü
1990: ” 4. Altın Güvercin” şarkı yarışması. “Söz
Yazarı Ödülü” Kahya Yahya
1993: Raks- Popsav ve Kültür Bakanlığının
düzenlediği “Türk Pop Müziğinde 35 Yıl” yılın
bestesi öoülü. Namus Belası
1995: Bahçelievler belediyesi basın ödülü
1999: Avrupa Gençlik Festivali “Kuzey Yıldız”
2000: Gazeteci ve Yazarlar vakfı Çeyrek asrı aşan
grur tablosu
2001: Burç FM “Onur Ödülü”

Yorumlar

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya girin.