Kaybettiklerimiz – Yavuz Çetin

1450

Kaybettiklerimiz serisinin üçüncü yazısı Yavuz Çetin ile devam ediyor. Birçoğumuzun da bildiği gibi Yavuz Çetin bu ülkeden kısa süreli de olsa geçip gitmiş büyük bir gitar virtüözü ve büyük bir blues sanatçısıydı. Yavuz Çetin’in attığı soloların verdiği hazzı hiçbir gitaristin attığı sololarda duyamazsınız çünkü o gerçekten başkaydı, başlı başına ayrı bir müzikti, ayrı bir gitardı sanki, attığı sololar onu özel yapan en büyük özelliğiydi. Tabi sadece bunlarla da kalmıyordu Yavuz Çetin, attığı güzel soloların, yaptığı güzel bestelerin dışında çok da güzel şarkı sözleri vardı. Mesela birçoğumuzun ayrılıktan sonra dinlediği “Her Şey Biter” adlı parçasında şöyle derdi; “Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, her şey nasıl başladıysa, öyle biter…” Hadi o zaman, Yavuz Çetin’in hayatına göz atmaya başlayalım.

Yavuz Çetin 25 Eylül 1970 tarihinde Samsun’da dünyaya gelmiştir. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan Yavuz Çetin, ilk enstrümanı olan cura ile 10 yaşında tanışmıştır. Cura çalmaya başladıktan bir süre sonra bağlama da öğrenen Yavuz Çetin iyice müzikle iç içe olmaya başlamıştır. Müzik dinlediği zamanlarda duyduğu elektro gitar sesine hayran kalan Yavuz Çetin bunun üzerine ilk olarak 1985 yılında akustik gitar ile tanışmıştır. 17 yaşına geldiğinde ise profesyonel anlamda müzik yaşantısı başlamıştır ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin güney bölgelerinde çalışarak müzik yolunda ilerlemeye devam etmiştir. Öğrenim hayatını da müzik üzerine şekillendiren Yavuz Çetin ortaöğrenimini Haydarpaşa Lisesinde tamamlamıştır. Liseden arkadaşı olan Ercan Saatçi ile “I Will Cry” adında bir şarkı yaparak Hey dergisinin yarışmasını kazanmışlardır. Daha sonra Marmara Üniversite’sinde müzik üzerine okumaya başlayan Yavuz Çetin, üniversite hayatı boyunca elektro gitarıyla vakit geçirmiştir. Yine üniversite dönemlerinde çalıştığı “Labirent” adını taşıyan grup ile katıldıkları Yıldız Teknik Üniversitesi müzik yarışmasında ödül almışlardır. Müzikle ilgili çalışmalarına fazlasıyla zaman ayıran Yavuz Çetin bu sebeple üniversiteyi bitirememiştir. 1990 yılına geldiğimizde ise müzisyen dostları Batu Mutlugil, Zafer Şanlı ve Kerim Çaplı ile cover grubu olarak tanınan “Blue Blues Band” grubunu kurmuştur. 1970 yılının rock ve blues parçalarının ağırlıkta bulunduğu şarkıları coverlayan grup da elektro gitaristlik ve vokal yapmıştır. Hayatı boyunca 1960’lı ve 1970’li yılların Rock/Blues parçalarından etkilenen Yavuz Çetin, yaptığı bestelerde ve yazdığı şarkı sözlerinde Rock ve Blues müziğinin izlerini taşımaktadır. Jimi Hendrix başta olmak üzere Blues adına önemli işler yapmış müzisyenlerin şarkılarını yorumlamıştır. 1990’lı yıllara geldiğimizde ise Fuat Güner ile yolları kesişen Yavuz Çetin stüdyo müzisyenliğine başlamıştır. Fuat Güner’in stüdyosunda çalışmalar sürdüren Yavuz Çetin televizyonlar ve radyolar için reklam müziklerini gitarıyla seslendirmiştir. Bunlarla kalmayan Yavuz Çetin, birçok müzisyenin albümlerine de gitarıyla imzasını atmıştır, bunlardan en bilinenleri ise şunlardır; İzel – Bir Küçük Aşk, Kıraç – Deli Düş & Bir Garip Aşk Bestesi, Soner Arıca – Ayrılık, Turgut Berkes – Miranda & Mindos, Göksel – Sabır. Göksel’in şarkısında sergilediği Talkbox performansı ile Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiştir. 1996 yılına geldiğimizde ise “MFÖ” grubu ile çalışmaya başlayan Yavuz Çetin, grupla birlikte turnelere giderek tüm konserlerde gruba gitarıyla eşlik etmiştir. Bunların yanı sıra bar müzisyenliğine de devam etmiştir. 1977 yılında ise Ercan Saatçi prodüktörlüğünde ilk albümü için çalışmalara başlamıştır. “İlk” adını taşıyan albümünü Stop Müzik etiketiyle piyasaya sürmüştür. Albümde yer alan “Erkeğin Olmak İstiyorum” ve Sinan Çetin’in Propaganda filminde kullanılan, Erkan Oğur’un da perdesiz gitarı ile eşlik ettiği “Dünya” isimli enstrümantal şarkısı en bilinenlerdendir. İlk albümünün ardından MFÖ ile konserlerde çalmaya ve “Yavuz Çetin Grup” adını taşıyan grubuyla Kadıköy’de ki Shaft sahnesinde bar performanslarına da devam eden Yavuz Çetin, ikinci albüm çalışmalarına da başlamıştır. 1999 yılının sonlarında “Satılık” adını taşıyan ikinci albümü için stüdyoya giren ve TMC Müzik ile anlaşan Yavuz Çetin, sözü, müziği ve düzenlemeleri kendisine ait olan ikinci ve son albümünün çalışmasına imza atmıştır. 1999 yılının Mart ayında çıkması planlanan albümü için tüm çalışmalarını tamamlayan Yavuz Çetin, albümünün müzikseverlerle buluşmasını göremeden hayata veda etmiştir.

Yoğun depresyon geçirdiği için tedavi gören Yavuz Çetin 15 Ağustos 2001 tarihinde saat 19.00 sularında Boğaziçi köprüsünden atlayarak yaşamına son vermiştir. Karacaahmet Camii’nde düzenlenen cenaze töreninden sonra Anadolu hisarında ki Yeni Mahalle Mezarlığı’nda defnedilmiştir.

2014 yılına geldiğimizde ise oğlu Yavuzcan Çetin tarafından 5 Temmuz tarihinde Yavuz Çetin anısına “Yavuzfest 1.Gitar Festivali“ düzenlemiştir. Daha sonra Yavuzcan Çetin tarafından geleneksel hale getirilen festival, 28 Kasım 2015 tarihinde “2. Yavuz Çetin Müzik ve Barış Festivali” adıyla düzenlemiştir. Festivalde Yavuz Çetin anısına birçok ünlü Rock/Blues sanatçıları ve grupları sahne almış ve festival büyük ilgi görmüştür.

Not: “Oyuncak Dünya” adlı şarkısının başlangıç kısmı “League of Legends” adlı oyundaki “Tahm Kench” karakterinin müziği olarak kullanılmıştır.

Onu da hepimizi olduğu gibi bu hayatta bunaltan olaylar, insanlar varmış ve bir süre sonra “yaşamak istemem artık aranızda…” diyerek çekip gitmiş buralardan, böyle kaliteli bir müzisyenin aramızdan ayrılması büyük üzüntü benim için… Yavuz Çetin gibi büyük bir gitar virtüözünün, büyük bir müzik adamının daha uzun süre bizlerle kalarak, attığı sololarla olsun, yaptığı şarkılarla olsun kulağımızın pasını silmesini isterdim şahsen, e tabi ki tanışmak da isterdim, hem de çok!

Yavuz Çetin’i iyi ki tanıdık, iyi ki kulaklarımızın pasını sildi!

Sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz…

Albümleri

İlk (1997)

Satılık (2001)

Yorumlar

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya girin.